• YASAL UYARILAR
  • +90 532 651 42 63

Dergideki yazılarınızı ilgi ile takip etmekteyim. Yazdığınız yazıda kendimden birçok şey buldum. Benim de 15 yaşında bir kızım var. Eşimle ayrıldıktan sonra annemle birlikte yaşamaya başladık. Bu da beraberinde birçok sorun getirdi. Çalışan bir bayan olarak işten eve yorgun geldiğimde çoğu zaman kızım ve annemin arasında kalmak hayatı daha da zorlaştırıyor. Bu sorunları nasıl çözeceğimi bilemiyorum. İkisini de kırmak istemiyorum. Bana bu konuda fikirlerinizle yardımcı olabilir misiniz? S.D.

Kuşak çatışmasının tam ortasında kalmış gibi görünüyorsunuz. Bu bazen Ortadoğu’da yaşananlardan farksız olabilir sevgili S.D.Zaman zaman ortada bir sorun çözücü olduğunda anlaşmak için yeterli istek olamayabiliyor. Çocuğunuz açısından uzlaşmayı öğrenmek için harika bir fırsat bu. Aklını kullanıp, dürüstçe ve kontrollü bir şekilde kendini doğru ifade etmeyi başarması için biraz destek olmakta fayda var. Annenizin sabrı içinde bir parça destek olmak, zamanın gerisini kendinize ayırmanızı sağlar. Sorular sorarak, anlayış sınırlarını genişletmek, hem anne hem kızınız için değerli ve önemli hissetmeleri sağlayacaktır. Güçlü sorular, güçlü çözümleri beraberinde getirecektir.“- Şimdi bu tartışmaya ne kadar ihtiyacımız var?-Yaparsan ne kaybedersin, önemi ne?-Yapmazsan ne kaybedersin, önemi ne ?” gibi.

 ——————

Merhaba Saadet Hanım, beni çıldırtacak kadar etkileyen konu çocuğuma ulaşamamak.

Çok kez beni anlamadığını düşünüyorum. Sanki etrafına duvar örüyor ve ulaşmamı engelliyor. Konu ne olursa olsun hiçbir şekilde beni dinlemiyor. Bazen beni duymadığını düşünüyorum. Hatta beni yok saydığını hissediyorum. Odası onun kalesi ve o kalenin kapısı bana kapalı sanki beni bir sebepten dolayı cezalandırıyor. Ona nasıl ulaşabilirim? M.A.

Merhaba M.A., iletişim aldığımız geri bildirimdir, derdi hocalarımız. Çocuklar birey olarak kabul edilmediklerini düşündüklerinde ülkenin en iyi duvar ustaları olabiliyorlar. Bazen anlaşılamamak, dinlenmemek, yok sayılmak, cezalandırılmış gibi hissetmek onların açısından da mümkün ve her iki taraf için de oldukça yıpratıcıdır. Onlara göre muhtemelen kulaklarını tıkadıkları, duymak istemedikleri şeyler ya da görmek istemedikleri tavırlar olabilir. Aynı dili konuşmak için onun anladığı ve onayladığı dili bilmek gerekiyor. Bir danışanım karşı cinsteki arkadaşının önünde çocuğu ile şakalaştığı için, yepyeni bir duvar ile karşılaştığını anlatmıştı. Sadece başkalarının önünde değil yalnızken de saygı gördüklerinde, anlaşıldıklarını fark ettiklerinde, kendi elleriyle ördükleri duvarları aynı hızla yıkıveriyorlar.

 ——————

Sayın Şen, ben 16 yaşında bir erkek çocuk annesiyim. Eşim ve ben tek çocuğumuz olduğu için her istediğini ve istemediğini seve seve yerine getiriyoruz. Ama yinede mutlu olmadığını görüyoruz ve çok üzülüyoruz. Oğlumuzdaki bu mutsuzluğun sebebini bulamıyoruz. Arkadaşlarından geri kalmasın, kendisini kötü hissetmesin diye elimizden geleni yapıyoruz, o buna rağmen hep hırçın. Böyle devam etmesi bizi endişelendiriyor. B.A.

Sayın Bayan B.A., tek çocuk olmak oğlunuz için yeterince zor olabilir. Bazen ev içinde yaşıtının olmaması çocuklara kendilerini yalnız hissettirir. Aynı dili konuşmak sorunları azaltacaktır. Ancak buradaki hırçınlık için başka bir sebep daha olabilir. Her şeye kolayca sahip olmak çocuğu hedefsiz bırakacak ve değer sözcüğünün anlamının içini boşaltacaktır. İstediklerine hemen sahip olmak, emek vermeden elde etmek, sahip oldukları ve olacakları her şeyin anlamsızlaşmasına sebep olur. Oysa kuracakları her ilişkide emek vermeleri, sabırlı olmaları ve ikna etmeleri gerekecek. Ona izin verin istedikleri için size ulaşmayı, sizi ikna etmeyi, sizinle uzlaşmayı, yardımlaşmayı, paylaşmayı öğrensin. Size şimdi ve gelecekte minnettar olacak.

 ——————

Seninle dergisine teşekkürler, biz anne babaları yalnız bırakmadıkları için. Şöyle bir sorunum var. Çalışan bir anne olarak çocuklarıma yetemediğimi düşünüyorum. Onların tüm ihtiyaçları ile birebir ilgilenmek istiyorum. Yapacağım hataların onların geleceklerini kötü etkilemesinden çok korkuyorum. Onlar iyi yetişsinler diye bazen baskı ve katı bir tutumla davranıyorum yinede istediğim gibi mükemmel değiller. O zaman sinirleniyorum. Onları nasıl mükemmel yetiştirebilirim? G.Y.

Çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirebilmek hemen hepimizin en büyük arzusudur. Hassasiyetinizi çok iyi anlıyorum G.Y. Onlar mükemmel olduklarında biz görevimizi yapmanın huzurunu yaşıyoruz. Onların huzuru ise bazen anne- babadan onay almaktan geçiyor. Mükemmel olmaları için zorlandıklarında kişiliklerine saygı duyulmadığı ve sevilmedikleri hissine kapılarak, hata yapabiliyorlar. Mükemmel olamama kaygısı ile ellerinden geleni yapamama gibi bir sorunun altında eziliyorlar. Bizim kusursuzluk dediğimiz bir kavram var. Diyoruz ki “- Daha iyisini nasıl yaparsın? Elinden geleni yap, bir hata olursa bir daha ki sefere neyi farklı yapacaksın onu bul ve devam et.” Hayat deneyimleşmeden öğrenilemiyor ne yazık ki. Mükemmel olma kaygısı gidince mükemmel ötesi sonuçları almak daha kolaylaşıyor.