20 Haz

İyileşmenin Simyasında Kelimelerin Gücü

Gerçek çok yönlüdür. Bedeni, düşünceleri, duyguyu bir bütün olarak algılamak dönüşümü sağlar. Bedenin bütünsel fonksiyonu büyüteç altına alınmaya değer bir özelik taşımaktadır. Duygusal bozukluklar ve zihnin yarattığı psikoloji, bu gün artık tıp dünyasını etkilemeye hatta deyim yerinde ise büyülemeye devam etmektedir.

Yaşam Koçluğunda yaptığımız aslında, düşünce koçluğudur. Hedefiniz işiniz, kariyeriniz, ilişkileriniz, gelişiminiz, sağlığınız (kilo almak ve vermek, sigara bırakmak, ameliyat öncesi ve sonrası zaman dilimini güçlendirmek) olabilir. Nitekim diyetisyenler, onkologlar, ortapedistler, psikologlar, diş hekimleri gibi birçok profesyonellerle çözüm ortaklığı yaparken şaşırtıcı sonuçlara ulaşıyoruz.

Beyindeki kilit çözülemezse, yapılan güçlü ve sanatsal tıbbi müdahaleler istenen etkiyi yaratmıyor, ya da bir müddet sonra SORUN KENDİNİ tekrarlıyor. Belirtilerin çoğalması veya azalması hastanın temelinde yatan psikolojik sorunla yüzleşmesini engelliyor.

Bedende her ne varsa bir farkındalık yaratmak amacı ile oluşur. Her şeyi gerçekleştirme gücü olan “Bilinçaltınız” size bir şey söylüyordur.

“ Ne *# =  biliyoruz ki?” adlı film kuantum bilincini bu güne dek anlatan en iyi filmlerden biri. Aslında hiçbir şey bilmediğimizi, henüz fark edemediğimiz şeyleri anlatıyor film. Görünüşteki amaçsızlığın gerisinde, bireysel bir kozmik oyun düzeni yatar. İnsan ve hayvan morfolojisi evrensel güce sahiptir. Modern Tıbbın cevheri, hastanın kişisel ve yapısal özellikleri ile karşılaştırma sürecinde zihinsel, duygusal ya da fiziksel her değişkenle güçlendirildiğinde olağanüstü sonuçlar elde edilir.

Ben buna “3D Dinamikleri” diyorum. Duygu, Düşünce ve Davranışları kontrol altına almak sadece hastalıkları değil, yaşam kalitemizi, hedeflerimizi de olumlu etkiliyor. Zihninizin inandığı şey, zihninizdeki düşüncedir. Düşünce, başlama aşamasındaki eylemdir yani davranış. Bunun sonucu duyguyu oluşturur. Birbirini takip eden noktalar daireyi tamamladığında nerede başlayıp, nerede bittiği bilinmez.

Bu nedenle aklınızdan ve ağzınızdan çıkan kelimelerin 3 D Dinamiklerini başlattığını bilerek dönüşümü sağlayabilirsiniz. Sürekli bir biçimde tekrarladığımız şeyleri yaşamaya başlarız. Adama kırk gün deli demişler deli olmuş, dedikleri gibi bir müddet geçince otomatik kabulleniş başlar. “Ne şanssızım” diyen birinin şansla bir türlü bulaşamadığı gibi. Çevrenizde ya da kendi hayatınızda dikkat ettiğinizde ne örneklerle karşılaşacaksınız. Kuantum olumlamalar dediğimiz ise “Kelimelerin Gücü” dür

Ben dikkat ettim olumlu şeyler söyledim olmadı diyorsanız, yaptığınız gerçek bir olumlama değildir.

Önce kelimelerin, beynimizce nasıl anlaşıldığını bilmek önem kazanıyor. Beynimiz düz mantık çalışır. Ağzınızdan ne çıkıyorsa onu çağırdığınızı kabul eder. Korktuğunuzun başınıza gelmesi gibi, iyi şeyleri de başınıza getirebilirsiniz.

Beynimiz çalışırken çok mesaj algıladığımızdan bize kolaylık olsun diye bazen silmeler yapar, ama olumluları da silebilir.

Örneğin kişi şanslı olduğu birçok zamanı siler ve “Ne şanssızım” der.   (Bunu nereden bilebiliyorsun?)

Kıyaslamalar yapar, farklı koşullardaki kendi şansını göz ardı edip “ Arkadaşım kadar şanslı değilim” der. (Ne ile kıyaslama yapmaktasın?)

Genellemeler yapar, şanslı zamanları bırakır “ Her zaman şanssızım “ der.(Bunun tersi hiç olmadı mı?)

Kırıcı Anlamlar, kullanır “Her şeye rağmen, Ne olursa olsun” gibi kötü sonuçları, mücadeleyi, zorlukları beklediğini öne çıkarır.

Çabalıyorum – çalışıyorum – gücüm yok, çalışan ama başaramayan, hala istediğini yapamama olasılığı ile tükenen birinden bahsediyoruz.

( Me- Ma ) Ters söylemler, karşılaşılmaktan korku duyulan durumu ifade etmek, korktuğumuzu başımıza getirir. Kanser olmamak yerine,  sağlıkta kalacağım gibi.

( Se- Sa )  Şart ifadesi, mutlu olmayı bir şarta bağlar, hiç sahip olamayacak hissine inanır.

Para çıkarsa mutlu olurum yerine, ben para çıkarsa daha da mutlu olurum gibi.

( Meli – Malı, ama… ,) zorunluluklar ve sorunlar vardır anlamını saklar, ama eki ise, o ana kadar söylenenleri siler veya sorumluluğu kendi dışına atmayı gerçekleştirir. Bu sigarayı bırakmalıyım ama şimdi hazır değilim, gibi.

(Cek- Cak ), belirsizlik, sonucu gelecekteki belirsiz bir zaman ve duruma aktarır. Sigarayı bırakacağım, şu işleri bir yoluna sokayım da…

Belirsizlik, genel bir ifade kullanarak somut sonuca ulaşmak mümkün değildir. İyi bir hayat bekliyorum yerine, beş duyunuzu kullanarak, tam ne zaman istediğini, tam olarak neler beklediğinizi ifade etmek. Sigarayı bu hafta sonu bırakınca, kendimi daha başarılı ve sağlıklı hissedeceğim, gibi

İstiyorum, sanki birileri siz engelmiş gibi hissettirir. Sizde gardınızı almışsınız. Mutlu olmak istiyorum, yerine mutluluğa hazırım, hak ettim, layığım, gibi.

Toprağa bir tohum ektiğinizde, güneşle buluşması için zaman gerekir. Kelimelerin gücüne dikkat etmek içinde zamana ihtiyacınız olabilir. O zamanın uzunluğuna da siz şimdi karar verme gücüne sahipsiniz. “Bunu başardım” derseniz başardınız demektir.

Share this