21 Mar

Erkekler Neden Bağlanır?

İş ilişkilerimizi daha iyi idare etmek, insanların ihtiyacını bilip bu ihtiyaçları karşılama yollarını bilmektir. Gerçekte insanların ne istediklerini ve neye ihtiyaç duyduklarını öğrendiğinizde, yönetim kurulu toplantısında, aile bütçesini etkin idare etmede,  buluğ çağında bir gence odasını toplatmada aynı zamanda dünyadaki bütün özel kadın erkek ilişkilerinde sihir yaratabilirsiniz.

Özel hayatımızda tıpkı iş yaşantımız gibi idare edilmek ister ve tabiî ki istekleri ve ihtiyaçları belirleyip nasıl daha iyi olabilir çabası gerektirir. Bu ihtiyaçları ve istekleri anlayarak çözümünü yaratmak karşılığında, istediğiniz sıcak ve sevgi dolu bağlılığı kazanabilirsiniz. Diğer tarafın ne düşündüğünü anladığınızda, kafanızda karışıklık yaşayamaz ve dengede kalırsınız. İnsanlar genellikle neye ihtiyaçları olduğunu söylemez, danışanlarımıza bu konuda soru sorduğumuzda, “ beni seviyor olsa anlardı “ derler. Oysa herkes siz bile, insanın zihninden geçeni tam olarak anlama konusunda zorlanabilirsiniz! Yoksa hep anlar mısınız?

Pek çoğumuz karşımızdakinde, kafamızdaki ideallere ulaşmaya çalışıyoruz. Bu hayal kırıklığı yaratıyor ve çoğu zaman onların ihtiyaç ve beklentilerini göz ardı etmemize sebep oluyor. Gerek danışanlarımızdan aldığımız bilgiler, gerek yapılan bilimsel anketler şunu bir kez daha vurguladı ki erkeler  “ Kendisine çok yakın bir arkadaş, mükemmel bir âşık ve güvenebileceği sadık eş” ararlar, buldukları anda da bağlanırlar.

Arkadaşlıkta, güvende hissedip duyguyu paylaşmak sadece kadınların ihtiyaç duyduğu bir unsur değil. En çok süren ilişkiler arkadaşlık çerçevesinde ve yıllar içinde demlenen duygu birikimleri ile zenginleşiyor. Sohbet edebileceğiniz biri ile evlenin diyor bilgeler.

Alman yazar Geote’nin dediği gibi: “Bir kadınla erkeğin kalitesini kavga anlarında anlarsınız.” Ya da Can Dündar’ın yazılarından birinde vurguladığı zenginlik gibi: “ Hayatınıza kattığınız her kadın sizin taraçalarınızdır. Her seferinde manzaranızı zenginleştirir ve özelleştirir. Annenizle başlayan ve sizi büyüten büyüleyen kadınlar…”

Bana kalırsa erkeklerde büyütür ve büyüler… O halde taraçalarınızdaki çiçeklerin hangi saatte, ne kadar su istediğini bilirseniz, Babil’in Asma Bahçelerinden daha muhteşem bahçelere sahip olabilirsiniz. Arkadaşlarınız ile beraberken gösterdiğiniz objektifliği gösterebiliyor musunuz?

Aşkta, onun yaşam amacı olmanızı engelleyen nedir acaba? Sizi özlemesi için ne gerekiyor? Neden sizi seçsin ki? Yüksek Topuklar’da Murathan Mungan ne de güzel anlatmış bir erkeğin ve kadının ait olma ihtiyacını. Tutku denen yanıcı, karşı konulmaz güdüyü ve paylaşımları. İlişkide körüklenmesi gereken duyguların yarattığı tatlı telaşları…

Mahremde de tatminkâr bir ilişki, kendilerini cinsel anlamda güçlü hissettiriyor ve güvenini güçlendiriyor. Hoş sürprizler, ilham veren incelikler, hizmet anlayışı yerine uzun soluklu paylaşımları zenginleştirmek için, kendi bedenlerine bakan eşler aranıyor.

Araştırmanın bu üçlüsünden sonra sıralamaya giren faktörler ise:

Espri anlayışı, bir çift aynı şeye gülebiliyorsa, iletişim süreci gerçek anlamda ışıltıya kavuşuyor demektir. Yeterince zorlu bir gün sonunda zekâ kokan espriler, hayata haz veren eğlenceler yaratan eşi kim istemez?

Duygusal denge, İniş çıkışlar, öfke patlamaları,  her ilişkiyi yıpratabilecek en önemli faktördür. İstikrarı düşünme zorunluluğu ve bu gün nasıl acaba sorusu, bağlanmayı engelleyen hatta ürküten şeylerin başında gelmektedir. Bu nedenle önce kendinizi anlayıp hayatınızı ve tepkilerinizi denetlemeyi öğrenebilirsiniz. Pratik yolla, meditasyonla ya da koçluklarla…

Görünüş, top model ölçüleri çoğu erkek için bağlanma değil bakılma sıralamasında önemli. Gözler,  ayak ya da ellerdeki bakımı önemsemek, bağlı kalacağı insanda daha önemli olabiliyor. Nasıl olsa ilişki iyi gidiyor diye bedeni ihmal etmek, süreç içinde zarara sebep oluyor.

Hiç yabancı gelmedi değil mi? Hadi Mars’ı Venüs’ü bırakalım, kelimelere dikkat edelim, olan biteni kişiselleştirmeyelim, varsayımları unutalım ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışalım. Hissedebileceğimiz kadar çok hissedelim, olabileceğimiz kadar iyi görünelim, kulağa hoş gelecek sesimizi seçelim, keyif katalım konuşmalara, zarafet katalım hayata, yapabileceğimiz kadar kolaylaştıralım ilişkileri…

Şu anda evli olabilirsiniz, bir eş arama aşamasında olabilirsiniz, hiç evlenmemiş ya da ikinci evliliğiniz için hazırlık aşamasında olabilirsiniz. Bazen erkeklerin kafası karışır. Aynı dili konuşmadığımızı düşünür, söylediklerinin detayını farklı algılamamızı beklerler. Ya da söylediklerimizi farklı algılarlar. Çünkü her beyin farklı çalışır. İlk ya da sonraki evliliğini yapacak bir erkek için her şey zaman içinde belli olabilir. Tüm hırçınlıkları gerçek bir sevgi konusunda emin olmak için bir çırpınış olabilir. Üstüne gitmek, boğulmasına sebep olur. Bir parça uzakta kalabilirseniz, gerçekte size duyduğu hissi tanımlama fırsatı verirseniz, özgür hissettiğinde size geliyorsa sizindir. Gelmez ise zaten hiç sizin olmamıştır.

Erkek arkadaşıma evlenmek için baskı yaptım, çünkü yaşım 35 idi. Ben çocuk sahibi olmak istiyordum o ise buna hazır değildi. Çocuk istediğinden bile emin değilken, benim biyolojik olarak bekleyecek zamanım yoktu. Bu stres içinde ne yapabilirdim ki? K.U

Birbirini seven ama aynı zamanda aynı yerde olamayan iki insanın klasik örneklerinden biri gibi görünüyor. Siz kadın olarak hazırsınız, erkek olarak hazır hissetmiyorsa bu evlilik baştan yanlış olabilir. Belki on sene daha hazır hissetmeyecektir. Sizin onun yanındaki değerinizi anlamadan. Anlayabilmesi için de özgür düşünebileceği belli bir zaman dilimi gerekir. Kesinlikle tek başına! Hazır olmayan bir erkeği bağlanmaya zorlamak tehlikelidir. İlişki çoğunlukla geri tepebilir ve sonsuza kadar yok olabilir ya şimdi ya da çocuklarınızla iken.

Duygusal olarak sağlıklı, bağlanmaya açık pek çok erkeğin bulunduğunu aklınızdan çıkarmayın. ( Dünyada halen 3,5 milyar erkeğin yaşadığı düşünüldüğünde bu çok kolay olabilir. )

Saadet Hanım, iki çocuk annesiyim. Bir düğün davetinde beni bir iş adamı ile tanıştırdılar. Duymak istediğim her şeyi söyledi ve bir hafta sonra bir aşk yaşamaya başladığımı sandım. Çocukların yanında “harika sanki bir aile gibiyiz” diyordu.“Hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum, daha önce nerede idin?” İki ay sonra her şey yolunda gibi görünürken, evlenme olasılığı ile ilgili bir şey söylediğimde adam buharlaştı sanki. Anlamakta güçlük çekiyorum. Nedir bu şimdi? SD.

Kendinizi kızgın hissediyor olabilirsiniz bayan S. Erkekler söyledikleri ve yaptıklarının kadınlar tarafından nasıl algılandığının farkına varamayabilirler. Bazen düşünme işini kadının onun yerine yapması lazım olabiliyor. Gelişmeleri yavaşlatarak hazır olmadığımız şeyleri yaşamak yerine, ilişkinin temposunu onun düşünme süresini kullanabileceği bir ritme sokabiliriz. İlişki de kontrol edilen yerine, kontrol eden taraf kadın olursa duygularını ve zamanını boşa harcamadan karşı tarafı tanıma fırsatı bulabilir. Erkeğin söylediklerinin,  yaptıklarının gerçek olup olmadığını biraz çaba sarf ederek, iyi bir dinleyici gibi  ona akıllı ve tarafsız bir gözle bakarak öğrenebiliriz.

Merhaba. Benim yaklaşık altı yıldır süren bir evliliğim var fakat istediğim gibi gitmiyor. Duygusal bir ilerleme sağlayamadığımızı düşünüyorum bunun için çaba sarf ediyorum ve eşimde bu çabayı göremiyorum bu da beni karamsarlığa itiyor ve aramızdaki bağın hızla eridiğini hatta eşimin bana bağlı olmadığını düşünüyorum… C.S.

Kendinizi hayal kırıklığına uğramış hissedebilirsiniz. Beraberliğinizde duygusal bir ilerleme sağlayamadıysanız eşinizin bağlanmama işaretlerine ve sinyallerine dikkat etmenizi önermek isterim. Bu işaretleri örneklemek gerekirse:“ Her şeye benim diyorsa, arkadaşları ile tanışamadıysanız, gelecekle ilgili konularda sadece kendi fikirlerini ileri sürüyorsa, hafta sonlarını hep yalnız geçiriyorsanız ” bu ilişkide kendinize haksızlık ettiğinizin farkına varıp, sizi rahatsız eden konu veya konuları onunla net bir şekilde masaya yatırabilirsiniz. Muhtemelen onunda rahatsızlık duyduğu konuları öğrenme fırsatınız olur ki, ne kadar saçma görünürse görünsün mantıklı bir açıklamaları hep olacaktır. Akılcı, istikrarlı ve olumlu davranmaya çalışın ve neyi daha iyi yapabileceğinizi karşınızdaki dostunuz olsa idi, ne kadar yapabileceğinize bakıp, asgari müştereklerde buluşmayı deneyebilirsiniz.

22 yıldır evli, üç çocuk annesiyim Saadet Hanım, eşimle çok uyumlu bir beraberliğimiz olduğunu düşünüyordum, geçen hafta Pazar gününe kadar. Pazar kahvaltısına patates kızartmadım diye eşim evde terör estirdi. Çocuklarım ve ben çok şaşırdık, çünkü bu adam böyle değildi. Tüm konuşma çabalarına rağmen bizi dinlemedi bile. Sizce ben mi 22 yıllık eşimi tanıyamamış mıyım? M.A.

Merhaba M.A., sorunuzun içinde cevabınız saklı aslında. 22 yıldır davranmadığı şekilde davranış sergileyen eşinizin derdinin patates olmadığını düşünüyorum. Derdi patates olan kişi, benzer bir krizi daha öncede itina ile çıkartabilirdi. Sanırım şu andaki sorunu sizin tarafınızdan önemsenmediğini düşünmek. Dışarıda bile canını sıkan herhangi bir konu üzerine davranışlarınızı yanlış anlamış olabilir. Siz önce ona güzel bir patates kızartın, sonrada neden yorgun hissettiğini sorun derim. Bu hafta içinde patates kızartmaya devam ederseniz, özür bile dileyecektir.

Merhaba Saadet Hanım. Yaklaşık iki ay önce bir erkekle tanıştım ve arkadaşlık yapmaya başladık. Bana karşı çok sıcak ve sevecen davranıyordu ben bu arkadaşlığın evliliğe doğru gitmesini çok istediğimden dolayı ona kendimle ilgili her şeyi anlattım, daha güzel giyinmeyi daha çok makyaj yapmayı istedim ki beni daha çok beğensin. Fakat bu yaptıklarım sanki onda ters etki yaptı ve benden uzaklaştığını fark ettim nerede yanlış yaptığımı bulamıyorum. F.Y.

Sevgili F.Y., erkeklere açık bir kitap gibi olduğunuzda, çabuk sıkılabilirler. Onlar meraklı olurlar ve akıllıca meydan okuyanlara karşı duramayan, ince ruhlu şövalyelerdir. Dereceli tanımaktan, hoşlanırlar. Eskiden arkası yarınlar vardı ülkenin radyosu TRT’de. Nasıl merakla beklendiğini hatırlar mısınız? İnsan psikolojisi hep aynıdır aslında. Boşlukları siz doldurmayın. Bırakın o emek versin. Bunu yapmak onun yeteneklerini göstermesi için, aslında onu mutlu edecek fırsatı  vermek demektir. Ne kadar doğal olursanız, kendi değerlerinizde ve zevklerinizde samimi kalırsanız bu ilişkiyi her dem dürüst tutacağı için hiç pişmanlık yaşamazsınız. Zamanımız çocuk da yaparım kariyer de, diyen güçlü bayanların zamanı. Bu nedenle aşk tavan arsındaymış Sezen Aksu’nun deyimi ile. Erkekler nezaketli hanıma ilgi duyuyor, başkaları hakkında konuşanlara değil, pozitif hanımlarla uğraşıyor. Moda çılgınlığından ziyade yakışan kıyafet ve aksesuarlara takılıp kalıyorlar. Bilginize arz edilir.

Share this